GRADE 9 THEME 2 – “CLASSROOM LIFE” VOCABULARY

- activities: aktiviteler
- always: daima
- arrive home: eve varmak
- attend classes: derse katılmak
- being outdoors: açık havada olmak
- benefit: fayda
- begins: başlar
- break: mola
- budget: bütçe
- busy: meşgul
- capture: yakalamak
- care about: önemsemek
- career plans: kariyer planları
- carefully: dikkatlice
- casual clothes: günlük kıyafetler
- cereal: mısır gevreği
- ceremony: tören
- challenging: zorlayıcı
- charge: şarj etmek
- chat: sohbet etmek
- check: kontrol etmek
- clean face: yüzünü yıkamak
- comfortable: rahat
- common: yaygın
- comb hair: saçını taramak
- consists of: … dan oluşmak
- cram school: dershane
- create: oluşturmak
- creativity: yaratıcılık
- cultural factors: kültürel faktörler
- culture: kültür
- curriculum: müfredat
- cycle to school: bisikletle okula gitmek
- development: gelişim
- digital tools: dijital araçlar
- discipline: disiplin
- do a task: görev yapmak
- documentaries: belgeseller
- early: erken
- eating habits: yeme alışkanlıkları
- education: eğitim
- effective: etkili
- effectively: etkili bir şekilde
- embrace: benimsemek
- empower: güçlendirmek
- encourage: teşvik etmek
- energetic: enerjik
- entrance exam: giriş sınavı
- environmental: çevresel
- equal chances: eşit fırsatlar
- every day: her gün
- exams: sınavlar
- exercise: egzersiz
- excellence: mükemmeliyet
- extracurricular: ders dışı
- far: uzak
- Finnish: Finli, Finlandiyalı
- focus on: odaklanmak
- forget: unutmak
- future plans: gelecek planları
- gain: kazanmak
- get back to: geri dönmek
- get dressed: giyinmek
- get out of bed: yataktan kalkmak
- grilled: ızgara yapılmış
- gym: spor salonu
- habits: alışkanlıklar
- have a break: mola vermek
- have a lie in: geç saatlere kadar yatmak
- have a shower: duş almak
- healthy: sağlıklı
- help parents: aileye yardım etmek
- highlight: vurgulamak
- household chores: ev işleri
- identify: belirlemek
- improve: geliştirmek
- increase: artırmak
- instead: bunun yerine
- interact: etkileşimde bulunmak
- interested in: ilgilenmek
- interesting: ilginç
- join: katılmak
- keep up with: yetişmek
- keen on: düşkün olmak
- knowledge: bilgi
- last: sürmek
- leave a message: mesaj bırakmak
- leave home: evden çıkmak
- leave school: okuldan çıkmak
- lecture: ders
- lunch: öğle yemeği
- maintain: sürdürmek
- make an effort: çaba göstermek
- make bed: yatağını toplamak
- make sure: emin olmak
- make time: zaman ayırmak
- minimise: en aza indirmek
- modernise: modernleştirmek
- neatly: düzenli bir şekilde
- never: asla
- occasionally: ara sıra
- often: sık sık
- on the other hand: diğer yandan
- on time: zamanında
- one time: tek seferlik
- opportunity: fırsat
- organise: düzenlemek
- outfits: kıyafetler
- pace: tempo
- pack: hazırlamak
- participate: katılmak
- physical: fiziksel
- prefer: tercih etmek
- preparation: hazırlık
- prepare: hazırlamak
- progress: ilerleme
- provide: sağlamak
- put clothes on: kıyafet giymek
- quieter: daha sakin
- quickly: hızlıca
- raise: artırmak
- rarely: nadiren
- reflect: yansıtmak
- respond: cevap vermek
- return home: eve dönmek
- run errands: ayak işleri yapmak
- schedule: program
- schedules: programlar
- set goals: hedef belirlemek
- shape: şekillendirmek
- share: paylaşmak
- skill: beceri
- skip breakfast: kahvaltı öğününü atlamak
- slowly: yavaşça
- snacks: atıştırmalıklar
- social event: sosyal etkinlik
- sofa: kanepe
- solving problems: sorun çözme
- sometimes: bazen
- spaces: alanlar
- spontaneously: kendiliğinden
- stay focused: odaklanmak
- staying home: evde kalmak
- step by step: adım adım
- straight: doğrudan
- subject: ders
- suggest: önermek
- support: desteklemek
- take clothes off: kıyafet çıkarmak
- take notes: not almak
- take the bus: otobüse binmek
- take the train: trene binmek
- task: görev
- teamwork: ekip çalışması
- track: takip etmek
- traditional: geleneksel
- trip: gezi
- usually: genelde
- valuable: değerli
- value: değer vermek
- various: çeşitli
- violin: keman
- wake up: uyanmak
- watch: izlemek
- weak: zayıf
- weekdays: hafta içi günler
- work on: üzerinde çalışmak
- writing stories: hikâye yazmak